Baskanimizin mesaji
Vizyonumuz
Tzgmz
Mustafa Rakim Efendi
Yayinlarimiz
Basinda nder
 
 
  • ÃœNDER BeyoÄŸlu Sohbetlerinde 06.03.2020 Cuma akÅŸamı gerçekleÅŸecek olan sohbetimizin konuÄŸu, Ä°ngiltere Exeter Ãœniversitesi Siyaset Bilimi-Uluslararası Ä°liÅŸkiler bölümünde doktora çalışmalarına devam etmekte olan hemÅŸehrimiz Haluk DoÄŸan olacaktır. Uluslararası sistemin yapısal dönüşümleri baÄŸlamında,  Amerika BirleÅŸik Devletleri, Rusya ve Türkiye arasındaki politik iliÅŸkilerin deÄŸerlendirileceÄŸi ve Fatih Karagümrük mevkiindeki Hattat Mustafa Râkım Efendi Medresesinde saat 19.00'da baÅŸlayacak olan sohbete tüm dostlarımız davetlidir.   
  •  
     

     

    Hattat Mustafa Rakim Efendi


    Hattat Mustafa Rakim Efendi, Ünyeli Mehmed Kaptan’in üç oglundan en küçügüdür. 1757 senesinde Ünye’de dogdu. 1826 senesinde Istanbul’da vefat etti. Büyük agabeyi baba meslegi olan kaptanlik, küçük agabeyi olan Ismail Zühtü ise, gençliginde Istanbul’a gelip ilim tahsiliyle mesgul olmus ve Hattat Ahmet Hifzi Efendi’den icazet alarak devrinin önemli hattatlarindan biri olmustur.

    Küçük yastan itibaren ilim tahsiline baslayan ve medrese tahsili gören Mustafa Rakim Efendi, hattat olan agabeyi Ismail Zühtü gibi Istanbul’a gelerek hüsn-i hat ve resme çalisti. Sülüs ve nesih talimlerini zamanin hat ustasi Egrikapili Mehmet Rasim Efendi’nin talebelerinden Ahmet Hifzi Efendi ve onun ögrencisi Dervis Ali Efendi ile agabeyi Ismail Zühtü Efendi’den aldi. Yazinin her nevinde, bilhassa celi sülüste ve ressamlikta maharet kazandi. Mustafa Rakim Efendi önceleri hocasi ve agabeyi olan Ismail Zühdi Efendi’nin yolunda yürüdü. Onun vefatindan sonra kendisine mahsus yazi üslubu ile eser vermeye basladi. Dönemin büyüklerinin çocuklarina yazi talim etmek vesilesi ile Yazici Mehmet Efendi ve Reisülküttab Rasid Efendi gibi devlet ricalinin ileri gelenleri ile münasebet hâsil etti.

    Reisülküttab Ratib Efendi araciligi ile Sultan Üçüncü Selim’in tasvirini yapmasi emri ile huzur-i Sahane’de bulunma serefine nail oldu. Tasvir yapilip arz olundugunda müderrislik ruusu ile taltif edildi. Daha sonra Sikke-i Hümayun Ressamligi ve Tugra-yi Hümayun’un tanzimine memur edildi. Sultan Mahmud’un sehzadeliginde de onun yazi hocaligina tayin edildi.

    Osmanli devrinde fevkalade bir gelisme gösteren hat sanatinin gerçek dâhilerinden biri de Mustafa Rakim’dir. Onun zamaninda kadar Seyh Hamdullah ve Hafiz Osman isimleri dillerde dolasirken Rakim’in gelisi ile bu efsaneler bitip, onlarin yerini Rakim almistir. Onun bu sanattaki mevkii ve dehasi bugüne kadar henüz asilamamistir.

    Rakim celideki ustaligini Hafiz Osman’a borçludur. Önceleri sülüs ve nesih yazilarini incelemis eline geçirdigi yazilarina ve murakkalarina bakarak bu yazilari tipki onun kadar güzel yazmistir. Usta bir hattat olan agabeyinin yazilarini da incelemis ve bütün bu ince tetkiklerden sonra ressamligin da verdigi dikkat ve titizlikle celi sülüs yaziyi sülüs güzelliginde yazmaya muvaffak olmustur. Yazida belli kalinliktan sonra harflerin tenasübünde bir türlü saglanamayan ölçüyü bulmus, padisah tugralarina hat ve sekil yönünden ideal güzelligini vermistir. Bu basariya bugüne kadar hiç kimse ulasamamistir. Celi sülüs, estetik degerler bakimindan kemale onun sayesinde kavusmustur. Düzensizlikten, atil ve durgun bir görünümden siyrilarak canli bir varlik gibi dinamizm kazanmistir. Harflerdeki gövde ve durus güzelligi onun sanatkâr anlayisinin müdahalesi ile temin edilebilmistir.

    Onun sanat dehasini anlamak için özellikle Sultan II. Mahmut Han’in validesi Naksidil Sultan Türbesi kapilarinda ve içinde bulunan kusak yazilari ile Tophane’deki Nusretiye Camii’nin kusak yazilari ve Fatih Sultan Mehmet Han’in türbesindeki kitabe ve içindeki yazilara bakmak kâfidir.

    1815 senesinde Edirne payelilerinden olup Enderun-i Hümayun ricaline mensup ve sikke-i Hümayunu resmetmeye memur olan hattat-i meshur Mustafa Rakim Efendi’ye Mekke payesi verildi. Celi hatta asrin yegânesi idi.

    1817’de Istanbul, 1819’de Anadolu Kazaskerligi payelerini ihraz etti. 1822 senesinde bi’l-fiil Anadolu Kazaskeri oldu.

    24 Mart 1826 yilinda yakalandigi müzmin bir felç hastaligi nedeniyle yetmis yasinda iken vefat etti. Fatih Karagümrük’te Zincirlikuyu yakininda Atik Ali Pasa Cami-i Serif avlusunda bulunan bir taraftan mezkûr camiinin avlusu, bir taraftan Esma Hatun menzili, bir taraftan Ünzile Hatun menzili ve dört taraftan umumi bir yol ile mahdud ve terbian 900 zira olan ve merhumun mülkü olan arsaya defnedildi. Sonradan hamini Emine Hanim tarafindan kabrinin üzerine bir türbe ile yaninda bir medrese insa ettirildi.

    Türbe bugün hala ayakta olup ziyaretçilere açiktir. Medrese ise bazi kalintilari disinda mevcut degildir. Türbe ve medreseyi içine alan bahçe ise duvarlar ile çevrilidir.

    Türbesinin disindaki celi sülüs kitabede

    “Sabika sadr-i Anadolu ve hâzini kelamürrabbani Hattat Mustafa Rakim Efendi ruhu için fatiha.

    1241 Ketebehü Mustafa Rakim” yazilidir.

    Bu kitabenin ölümünden sonra onun sakird-i hassi ve türbedeki komsusu Hasim Efendi’nin yazip üstadinin ketebesini koydugu mervidir. Bu rivayetin hilafina olarak kitabeyi Rakim bizzat yazip vefatindan sonra tarihini Hasim koymus ise her hangi bir itiraza mahal kalmaz. Bunun muteber bir vesika ile ispati lazim gelir ki, bu da merhumun sülüs celide selefleri ve halefleri hatta muasirlari içinde benzeri bulunmayan büyük bir üstat oldugudur.

    Sabri Bacaci

    Arsiv Uzmani

    (Devlet Arsivleri Genel Müdürlügü
    Osmanli Arsivi Daire Baskanligi
    Sultanahmet/Istanbul)

    Kaynaklar:
    Ibnü’l-Emin Mahmud Kemal Inal, Son Hattatlar, Istanbul 1955.
    Talip Mert, Ikinci Mahmud’un Sanat Çevresi, Istanbul 2002.
    Dr. Süleyman Berk, Hattat Mustafa Rakim Efendi, Istanbul 2003.
    Eklenme Tarihi: 19.04.2009

    Hattat Mustafa Rakim Efendi
     
     
       Resim Galerisi    Videolar    Yorum Defteri    Iletisim  
    2020 unyeliler.com - Tm haklari saklidir.