Anasayfa
ANASAYFA DETAYLAR

Ünyeli Hemşehrileri Ecdâd Yâdigârına Sahip Çıktı

Beyoğlu Sohbetleri`nde 27.12.2019 Cuma akşamı ünyeliler Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfı (üNSEV) başkanı Ayhan Doğan ile Hattat Mustafa Rakım Efendi Medresesi ve Türbesi'nin ihya sürecini konuştuk. Fatih Karagümrük mevkiindeki medresede icra edilen sohbete iştirak eden misafirler medresenin nihai durumunu memnuniyetle karşılarken, uzun senelerdir devam eden yeniden inşa faaliyetlerini de ilgiyle dinlediler. 

ünyeli hemşehrilerinin merhum Rakım Efendi`ye ecdadın hatırasına hürmetkar olma ve eserlerini yaşatma hassasiyeti ile sahip çıktığını vurgulayan Doğan`ın konuşmasından satır başları şöyleydi:

"Hattat Mustafa Rakım Efendi Medresesi ve Türbesi, yaklaşık 100 yıldır metruk ve yıkık bir vaziyette bulunuyor iken, kurucuları arasında bulunduğum ünyeliler Derneği (üNDER) tarafından restorasyonu gündeme getirilmiş olup yaklaşık 20 sene evvelden itibaren araştırma ve vesika toplama çalışmaları başlamıştır. Hat sanatının zirve isimlerinden merhum Hattat Mustafa Rakım Efendi Ordulu/ünyeli olması sebebiyle ve ecdadımıza- kültürümüze sahip çıkarak eserlerini yaşatma hassasiyeti ile bu süreçte yoğun bir gayret sarf edildi. Bilhassa son on senedir, başkanlığını yürütmekte olduğum ünyeliler Kültür, Sanat, Eğitim Vakfımıza tahsisi vesilesiyle, medrese ve türbenin ihya ve yeniden inşa edilmesini sağlayacak olan projelendirme yaptırılarak, başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere ilgili kurumların dahli sayesinde mekanın bugünkü haline gelmesi mümkün kılındı. Bundan sonraki süreçte ilk yapılma ve restore edilme gayelerine münasip olarak mühim bir Hüsn-i Hat merkezi haline gelmesi arzu edilen medresenin, hat ve tezhib sanatları başta olmak üzere ilmî ve fikrî çalışmalar ile kültür-sanat faaliyetlerine ev sahipliği yapmasını arzu ediyoruz. Bu itibarla, ilgili kurum ve kuruluşlarımızın temsilcilerinin, usta hattatlarımızın, sanatseverlerimizin ve hemşehrilerimizin iştirakiyle 28 Şubat 2020 tarihinde bir açılış programı gerçekleştirilmesini  planlıyoruz. Hayırlı olmasını temenni ediyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Allah razı olsun." 

Ayhan Doğan sürece dair diğer detaylar hakkında ise şu bilgileri aktardı: 

"İstanbul İli, Fatih İlçesi, Beyceğiz Mahallesinde Kain 349 Pafta,1362 Ada, 6 Parselde kayıtlı bulunan, bu günkü açık adresi ile, Atik Ali Mahallesi, Hattat Rakım Sokak No:1 de kain (ünyeli ) Hattat Mustafa Rakım Efendi Medresesi, (üNSEV) ünyeliler Kültür, Sanat ve Eğitim Vakfımıza, 2009 yılında 10 yıl süreyle tahsis edilmiştir. Tahsis şartları gereği olarak; başkanlığını yürüttüğüm ünyeliler Vakfı’mızca hazırlanan ve İstanbul IV No’lu Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu’na sunulan medrese projemiz, ilgili kurul talebiyle süreç içinde birkaç kez revize edilmiş olup, hazırlattığımız tarih araştırma raporu ve arkeolojik kazı raporlarımız da değerlendirilerek nihayet 2017 yılında onaylanmıştır. 

Akabinde, vakfımız tarafından paydaş kurumlar ve ilgili birimlere yazılı ve bizzat müracaatlarımız, takip ve bu kurum ve birimler arası koordinasyonumuz ile, adı geçen medresenin tahsis şartları gereklerinin yerine getirilmesine matuf faaliyetler takip edilmiştir. Nihayetinde, Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi arasında 2005 yılında imzalanan ‘’İstanbul’daki Türbe-Medrese v.b Vakıf Eserlerinin Restorasyon işi’’ protokolü çerçevesinde ve ilgili kurulca onaylanan projemize göre, Hattat Mustafa Rakım Efendi Medresesi ve Türbesi’nin ihya ve yeniden inşa çalışmaları 2017’de başlatılarak yaklaşık 2 yıl içinde tamamlanmış bulunmaktadır. Bahse husus medrese, sadece bahçe dış duvarları ve kalıntıları kalmış durumda iken bugün gelinen aşamada, yaklaşık 200 yıl önceki aslına uygun olarak (9 adet odası (hücresi) ile) yeniden inşa edilmiştir.

Süreç içinde; Vakıflar Bölge Müdürlüğü arşivlerinde yer alan müteaddit yazışmalarımız ve ilgili tespitlerle, ‘’Taşınmazın (Hattat Mustafa Rakım Medresesi ve Türbesi) restorasyon projeleri, bir protokol çerçevesinde HALİL ONUR MİMARLIK İNŞAAT SANAYİ TİC. LTD. ŞTİ.  mimarlık ofisine üNSEV Vakfımızca yaptırılmış ve Vakıflar Bölge Müdürlüğü’ne takdim edilmiştir. Müdürlük marifetiyle İstanbul IV Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’na sunularak, kurulca değerlendirilmiş ve ilk aşamada kurulca tespit edilen eksikler ve değerlendirmeler tarafımıza bildirilmiştir. Eksikliklerin giderilmesi amacıyla, bir yandan taşınmazla ilgili İBB Nazım/uygulama imar plan değişikliklerine bakılmış; diğer yandan da Doç. Dr. Yüksel çELİK’e hazırlattığımız ‘’Hattat Mustafa Rakım Efendi Biyografisi, Medresesi, Türbesi (Vakfiyesi dahil) Tarih Araştırma Sonuç Raporu, Mübahat S. KüTüKOĞLU tarafından hazırlanan ‘’XX. Asra Erişen İstanbul Medreseleri’’ (2000) araştırması,  ve yaptığımız ‘’Yakın Dönem Benzer Medrese örnekleri’’ çalışmaları ışığında projemiz medresenin RESTİTüE edilmesini mümkün kılacak bir hale getirilmiştir. Dolayısıyla, kurulun diğer talepleri de yerine getirilerek son şekli verilen restitüsyon, restorasyon ve rekonstrüksiyon projesi, bu defa ilgili dosyamızın yetki devri yapılan İstanbul II Numaralı Yenileme Alanları Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü’nün 27.10.2017 Tarih ve 2732 sayılı yazılarının eki, 21.07.2017 Tarih ve 4992 Sayılı Kurul kararınca nihayet onaylanmıştır."

Ayhan Doğan sözlerini şöyle bitirdi: "Ennihayet, belirttiğim üzere üNSEV vakfımızca hazırlatılıp İBB'ye sunulan, kurul onaylı aslına uygun projeye göre, medresemiz 2017-2019 yıllarında ihya çalışmaları neticesinde  Hat Sanatı'nın merkezi olarak tamamlanmıştır." 

Mustafa Rakım Efendi kimdir? 

Mustafa Rakım Efendi;  Sultan II. Mahmut döneminde yaşamış önemli bir hattattır. ünye’de 1757 yılında doğmuş ve 1825 yılında İstanbul’da vefat etmiş Osmanlı Hat Sanatının önemli bir sanatçısıdır. "Hat sanatının inkilapçısı" olarak anılan Hattat Rakım’ın getirdiği yeniliklerden sonra Türk hat sanatı tarihi “Rakım öncesi” ve “sonrası” olarak ikiye ayrılacak incelenir olmuştur. Celi sülüs hattı ve padişah tuğralarında, o güne kadar yapılamayanları gerçekleştirmiş; harf kalınlığı ile kalem kalınlığı arasındaki ideal ölçüyü bulmuş; padişah tuğralarına da hat ve şekil yönünden ideal güzelliğini vermiştir. Türk Hat Sanatında bir inkilap gerçekleştirmiş kabul edilen sanatçı, Türk resim sanatında ise batılı anlamda resim yapan ilk büyük ressam kabul edilir. Yaptığı papağan resmi, Türk resim sanatının ilk realist resmi olarak kabul edilir. 1757 yılında ünye’de dünyaya geldi. Babası, ünyeli Mehmet Kaptan’dır. Ailenin üç oğlundan en küçüğü idi. Ağabeylerinden İsmail Zühdü, devrinin önemli hattatları arasına girmiş bir sanatçıdır.

Mustafa Rakım Efendi, ilköğrenimini tamamladıktan sonra babası tarafından İstanbul’a getirildi ve medrese eğitiminin yanı sıra hüsn-i hat ve resim çalıştı. Ahmet Hıfzı Efendi, Derviş Ali Efendi ve ağabeyi İsmail Zühdü Efendi’den ders aldı. özellikle celi sülüste ve ressamlıkta başarılı oldu. 12 yaşında iken hattatlık icazetnamesi aldı. İcazet aldığında kendisine “Rakım” mahlası verildi. Başlangıçta ağabeyinin izinden giden Mustafa Rakım Efendi, ağabeyinin ölümünden sonra kendi üslubunda eserler verdi. Devletin ileri gelenlerinin çocuklarına yazı dersleri vermesi nedeniyle devrin önemli kimseleri ile ilişki içinde oldu. Resimleri Reisülküttap Ratıp Efendi tarafından padişah Sultan III. Selim’e gösterilip beğenilince kendisinden padişahın portresini yapması istendi. Tablo yapmak vesilesiyle uzun süre padişahın yakınında bulundu ve takdirini kazandı. Padişahın tahta çıkışını gösteren söz konusu tablo, şu anda kayıptır. Mustafa Rakım Efendi’ye müderrislik görevi ile madeni paraların üzerindeki yazı ve resimleri düzenleme görevi verildi. Ayrıca padişahın tuğrasını düzenlemesi istendi. Şehzadelere yazı hocası olarak atanan sanatçı, gelecekte Sultan II. Mahmut olarak tahta çıkacak olan şehzade Mahmut’un da öğretmeni oldu. Güzel sanatlara çok meraklı olan Sultan II. Mahmut, iyi bir hattat olarak yetişti.

Mustafa Rakım Efendi, saray ile olan ilişkileri nedeniyle özellikle Sultan II. Mahmut devrinde çok rahat bir hayat geçirdi.Sultan II Mahmut tarafından bir saraylı olan Emine Hanım ile evlendirildi, çocuğu olmadı. Mustafa Rakım Efendi, 1805 yılında İzmir kadısı oldu. 1818 yılında İstanbul, 1820 ‘da Anadolu kazaskeri oldu. 1823 yılında bilfiil Anadolu kazaskeri olarak göreve başladı. Geçirdiği felç hastalığı üzerine 25 Mart 1826’da hayatını kaybetti. Fatih Karagümrük’te Atik Ali Paşa Camii civarına defnedildi. Daha sonra eşi Emine Hanım tarafından türbesi ve yanına bir de medrese inşa ettirildi.

Günümüzde, türbesinin olduğu sokağa “Hatat Rakım Sokağı”, türbenin mahallesine yakın bir ilköğretim okuluna “Hattat Rakım İlköğretim okulu” adı verilmiştir. Medresesi hat sanatları merkezi olarak hizmet vermek üzere yeniden inşa edilmiştir. Hattat Rakım’ın isimleri ve eserleri günümüze ulaşmış üç önemli talebesi vardır: Sultan II. Mahmut, Mehmet Haşim Efendi ve Mehmet Şakir Recai Efendi'dir. Fatih Camii yanındaki Nakşıdil Valide Sultan Türbesi'nin içindeki kuşak şeklindeki "Gaşiye" suresi ve dış cephe yazıları, Tophane'de bulunan Nusretiye Camii'nin içindeki kuşak şeklindeki "Amme" suresi, Topkapı Sarayı'nın ikinci büyük giriş kapısının üzerindeki yazılar Rakım Efendi'nin eserleridir. Bunlardan başka, Edirnekapı'da ağabeyi İsmail Zühdü Efendi’nin mezar kitabesi, Eyüp'te Reşit Efendi'ye ait mezar kitabesi, üsküdar Miskinler çeşmesi kitabesi, Baş çuhadar Seyyit ömer Ağa çeşmesi’nin kitabesi de O'na aittir. Türk İslam Eserleri Müzesi'nde hilyesi ve çok sayıda levhası vardır. Sabancı Hat Koleksiyonu'ndaki yazısı ve tuğra formunda yazılmış ayet-i kerime levhası mevcuttur.

 

 

29.12.2019 00:00:00
Hit: 906